Elektrik santralleri, güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri, trafo merkezleri, maden sahaları ve tersaneler; kritik altyapı sayıldıkları için hem sabotaj hem de hırsızlık riski taşırlar. Bu tesislerin ortak zorluğu ölçektir: çoğu zaman yerleşim yerlerinden uzakta, kilometrelerce çevre hattı bulunan ve devriye aracıyla dahi tam turu uzun süren sahalardır. Bu nedenle güvenlik planını insan gücüne değil, insan gücünü doğru noktaya yönlendiren bir algılama katmanına dayandırıyoruz.
GES sahalarında panel ve invertör hırsızlığı, RES sahalarında bakır kablo kesimi, trafo merkezlerinde iletken malzeme çalınması sektörün bilinen kayıp kalemleridir. Çevre hattı boyunca konumlandırılan termal kameralar, fiber optik çit algılama sistemleri ve hareket analitiği yapan yazılımlarla sahayı bölgelere ayırıyor; alarm veren bölgeye en yakın devriye ekibini yönlendiriyoruz. Sistem, hayvan hareketi ile insan hareketini ayırt edecek şekilde kalibre edilir, böylece asılsız alarm yükü kontrol altında tutulur.
Enerji tesislerinde son yılların yeni riski insansız hava araçlarıdır. Keşif amaçlı uçuşlar, saha yerleşimini ve zayıf noktaları önceden haritalamak için kullanılabilir. Kritik tesislerde drone tespit sistemleri kuruyor, tespit edilen uçuşları mevzuatın izin verdiği çerçevede kayıt altına alıp yetkili birimlere bildiriyoruz. Maden sahalarında ayrıca patlayıcı madde depolarının erişim kontrolü, vardiya personel sayımı ve saha içi araç trafiği düzeni güvenlik hizmetinin kapsamındadır.