Acil durum yönetimi, güvenlik hizmetinin en az konuşulan ama en çok hayat kurtaran bileşenidir. Yangın, deprem, sel, patlama, kimyasal sızıntı, bomba ihbarı ve elektrik kesintisi; her biri farklı bir müdahale ve tahliye mantığı gerektirir. Yangında merdiven kullanılırken, depremde çök-kapan-tutun uygulanır; ikisini aynı plana sıkıştırmak işe yaramaz. Tesis için hazırladığımız acil durum planı, İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatının aradığı ekip yapısıyla uyumlu olacak şekilde senaryo bazlı kurgulanır.
Planın kâğıt üzerinde kalmaması için ekiplerin kurulması ve eğitilmesi gerekir: söndürme, kurtarma, koruma ve ilk yardım ekipleri. Bu ekiplerin kim olduğunun sadece listede değil, sahada da bilinmesi şarttır. Tatbikatları haberli ve habersiz olmak üzere iki biçimde düzenliyor; tahliye süresini kronometreyle ölçüyor, toplanma alanında sayım yapıyor ve çıkan aksaklıkları raporluyoruz. Bir tatbikatın asıl çıktısı "başarıyla tamamlandı" cümlesi değil, tespit edilen eksikler listesidir.
Kriz anında en büyük sorun genellikle olayın kendisi değil, kimin karar vereceğinin belirsizliğidir. Bu nedenle kriz masası yapısını önceden tanımlıyoruz: kim toplar, kim sözcüdür, hangi bilgi kime hangi sırayla verilir, itfaiye ve sağlık ekipleri geldiğinde kim karşılar ve bilgi verir. Güvenlik ekibimiz olay yerine ilk ulaşan taraf olduğu için; alanı emniyete alma, yönlendirme, kayıt tutma ve resmî ekiplere devir konularında özel olarak eğitilir.